COP31 Antalya’da: İklim Zirvesi Kentimiz İçin Bir Dönüm Noktası Olabilir mi?

Yayın: 29.03.2026 12:40 Güncelleme: 02.08.2026 23:07 Kaynak: Haber Merkezi

Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında düzenlenen yıllık Taraflar Konferansı’nın otuz birincisi (COP31), Türkiye’nin ev sahipliğinde 9–20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecektir.

Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında düzenlenen yıllık Taraflar Konferansı’nın otuz birincisi (COP31), Türkiye’nin ev sahipliğinde 9–20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecektir.


Geçtiğimiz yıl Brezilya’nın Belem kentinde düzenlenen COP30’da; iklim değişikliğiyle mücadelede gelinen aşama, yeni Ulusal Katkı Beyanları, iklim finansmanı ve ormansızlaşmanın durdurulması, biyolojik çeşitlilik kaybı, yerli halkların hakları gibi kritik başlıklar ele alınmış; bununla birlikte Toplumsal Cinsiyet Eylem Planı’nın güncellenmiş hâlinin kabul edilmesi, uyum politikaları, adil geçiş ve doğa temelli çözümler de gündemin önemli başlıkları arasında yer almıştır. İklim değişikliğinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sosyal boyutlarıyla ele alınması ve özellikle kırılgan gruplarla birlikte değerlendirilmesi gerekliliği vurgulanmış; belirlenen iklim hedeflerinin sahada somut eylemlere ve uygulanabilir politikalara dönüştürülmesinin zorunluluğu öne çıkmıştır.



COP Süreci Neyi İfade Ediyor?

COP toplantıları, 1992 yılında  Rio De Janeiro’da yapılan Dünya Zirvesinde  kabul edilen çok taraflı bir anlaşma olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (United Nations Framework Convention on Climate Change -UNFCCC) kapsamında gerçekleştirilmektedir. Bu konferanslar, küresel iklim politikalarının şekillendiği ve ülkelerin ortak iklim eylemindeki ilerlemelerinin değerlendirildiği en kritik karar platformudur. COP7’de kabul edilen ve 16 Şubat 2005’te yürürlüğe giren Kyoto Protokolü, küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle mücadele amacıyla gelişmiş ülkelerin sera gazı emisyonlarını azaltmasını hedefleyen uluslararası, bağlayıcı bir anlaşmadır. Aralık 2015’te COP21’de taraflar Paris Anlaşması’nı kabul etmiş; hükümetler küresel ısınmayı sanayi öncesi seviyelerin 1,5°C üzerinde sınırlandırma taahhüdünde bulunmuştur. Bu kararın ardından ülkeler;

  • Emisyon azaltımı,
  • Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımları,
  • Atık yönetimi ve döngüsel ekonomi,
  • Ulaşımda düşük karbon çözümleri,
  • Su kaynaklarının korunması
gibi başlıkları kentsel politika gündemlerinin merkezine taşımıştır. Son yirmi yılda istikrarlı biçimde büyüyen COP toplantıları, bugün Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenen en büyük yıllık organizasyonlar haline gelmiş.


COP31 ve Antalya İçin Anlamı

COP31, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek; Avustralya ise COP31 Müzakereler Başkanı olarak görev üstlenecektir. Antalya’da, EXPO 2016 alanında  düzenlenmesi planlanan COP31’e, UNFCCC’ye taraf yaklaşık 197 ülkenin devlet delegasyonlarının yanı sıra;

  • Belediyeler ve yerel yönetimler,
  • Üniversiteler ve akademi dünyası,
  • Sivil toplum kuruluşları ve gençlik oluşumları,
  • Özel sektör ve iş dünyası
katılım sağlayacaktır. Türkiye’nin öne çıkarması beklenen ana temalar şunlardır:
  • Döngüsel ekonomi ve atık yönetimi
  • İklim finansmanına erişim
  • Tarım, su ve gıda güvenliği
  • Adil dönüşüm ve gençlik katılımı
Şüphesiz bu önemli organizasyonun kentimizde düzenlenmesi; Antalya’nın tarım, turizm, su yönetimi ve sürdürülebilirlik potansiyelini uluslararası ölçekte görünür kılacaktır. Ancak bu zirve yalnızca bir organizasyon başarısı olarak kalmamalıdır.


Antalya İçin Stratejik Bir Fırsat

COP31;

  • Antalya’nın uluslararası tanınırlığını artırmalı, Akdeniz coğrafyasındaki liderliğini güçlendirmeli,
  • Altyapı ve ulaşım yatırımlarına güçlü bir ivme kazandırmalı,
  • Sürdürülebilir kentsel gelişmeyi ve iklime dirençli planlamayı teşvik etmeli,
  • Kentsel dönüşüm stratejilerinin bilimsel temelde oluşturulmasına katkı sağlamalı,
  • Gençliği sürecin öznesi haline getirmeli,
  • Kent sorunlarının çözümünde katılımcı bir müzakere kültürünü geliştirmelidir.
Bu süreçte sivil toplumun aktif katılımı büyük önem taşımaktadır. Yerel ve ulusal politika gündemlerinin oluşumunda ortak akıl ve birlik ruhu belirleyici olacaktır.

Somut Adımlar Atılmalı

Antalya, bu süreci bir vitrin olmanın ötesine taşıyarak somut dönüşümlere odaklanmalıdır:

  • İklime dirençli ve sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu kent planlama çalışmalarını hayata geçirmek,
  • İl bütününde Kentsel Yeşil Alan Strateji Belgesi hazırlayarak insan odaklı planlama anlayışını güçlendirmek,
  • Su Yönetim Planı ile suyun adil ve sürdürülebilir kullanımını güvence altına almak,
  • Ulaşım Ana Planı’nı düşük karbon çözümleri merkeze alacak şekilde güncellemek,
  • Kentsel dönüşümü rant odaklı değil; sağlıklı, güvenli ve eşit yaşam alanları üretme hedefiyle yürütmek,
  • Uluslararası iklim hedeflerini yerel strateji belgelerine dönüştürmek ve pilot projeler geliştirmek,
  • Meslek odalarının ve sivil toplum kuruluşlarının karar süreçlerine kalıcı biçimde katılımını sağlamak,
  • Güncel, erişilebilir ve şeffaf kent verisi üretmek.
Nasıl Bir Antalya?

Antalya turizmin, tarımın, doğal ve kültürel güzelliklerin kenti olduğu kadar,

  • İklim krizini yöneten ve dirençlilik kapasitesini sürekli arttıran,
  • Karbon salınımını azaltan, sıfır atık temelli kalkınma modelini benimseyen,
  • Döngüsel ekonomi ilkelerini üretimden tüketime, atık yönetiminden kaynak verimliliğine kadar tüm kentsel sistemlere entegre eden,
  • Ekosistemini koruyan,
  • Planlama kararlarını bilimsel temelde katılımcılıkla alan
öncü bir Akdeniz kenti olmalıdır. Bu zirve yalnızca diplomatik metinlerle sınırlı kalmamalı; kentimizin sürdürülebilir gelişimi için somut ve kalıcı dönüşümlerin başlangıcı olmalıdır. COP31, Antalya için bir takvim etkinliği değil; geleceğimizi yeniden planlama fırsatıdır.

 


Dr. Ebru Manavoğlu
Şehir Plancısı (İTÜ)

Odysseus'un filmi kitabına ilgiyi artırdı
Zuzu Kitap’ın hazırladığı Antalya’da haftanın en çok satan kitapları listesinde ilk sırada yine ş...
Tarihi Kırkgöz Hanı'nda Candles And Echoes Konseri
Candles And Echoes Orkestrası'nın gerçekleştirdiği konser, Tarihi Kırkgöz Hanı’nın büyüleyici atm...
Bilim, teknoloji ve üretim Antalya Tarım Teknokenti'nde buluşacak
Antalya'nın tarım teknolojileri alanında üretim ve inovasyon merkezi olmaya hazırlanan Antalya Ta...
Antalya Dijital Gençlik Merkezi DİGEM açıldı
Avrupa Birliği tarafından finanse edilen, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Türkiye...
On yılda 25 milyon 818 bin 921 kilogram atık ekonomiye kazandırıldı
Muratpaşa Belediyesi tarafından Türkiye’de bir ilk olarak hayata geçirilen Çevreci Komşu Kart, ül...
Altın Portakal’da Onur Ödülleri Menderes Samancılar ve Tilbe Saran’a
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde; Onur Ödülleri bu yıl Menderes Samancı...
Antalya’da en çok okunan kitaplar… İlk sırada Ahmet Telli’den “Veda Divanı” var
Zuzu Kitap’ın hazırladığı “Antalya’da haftanın en çok okunan kitaplar listesi”nde bu hafta ilk sı...
Antalya’nın Hizmet Kalitesi NATO Zirvesi’nde Türkiye’yi Temsil Etti
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın talebi doğrultusunda Antalya’nın önde gelen otelleri, deneyimli yö...
Halkla İlişkilerin Oscarı Antalya’ya Geldi!
Antalya Halkla İlişkiler Derneği tarafından hayata geçirilen ve iki yıldır şehirde ses getiren An...
Dumansız kentten manzaralar!
Sayın Valimiz ‘Dumansız Sahil’ projesinin kapsamını genişletmeli. Toplumun yoğun olarak kullandığ...