Sadece tiyatro yaparak hayatını sürdürmek isteyen Doğan, İstanbul’da bunu yapamayacağını anlayınca, Akdeniz Üniversitesi’nde Tiyatro Bölümü'nün kurulduğu sene Antalya’ya gelmeye karar veriyor ve bölümde hocalık yapmak üzere başvuruda bulunuyor. Başvurusu kabul edilince de sözleşmeli olarak 2009 yılında göreve başlıyor. Çevresindekiler ‘Antalya’da ne işin var, DOT’tan ayrılıp gidilir mi? Emekli mi oldun ki Antalya’ya gidiyorsun” deseler de, Doğan, kararından dönmüyor. “Antalya’yı taşra olarak görüyorlardı. Bir yandan da bazı konularda taşralık hali var. Ancak ben o taşrayı hem seviyorum, hem de başka bir yerinden okumaya çalışıyorum. İnsanın kendi içinde de bir taşrası var. Taşrayı hep merkezin dışında olmak üzerinden okuduğunuzda, İstanbul haricinde her yer taşra” diyor.
“Kısıtlı imkanlarla ayakta kalmaya çalışıyoruz.”
Antalya’ya yerleşince bir yandan konservatuvarda dramaturji dersleri verirken, diğer yandan da sanat merkezlerinde drama dersleri veriyor. Akademik eğitimini de sürdürmek isteyen Doğan, Süleyman Demirel Üniversitesi’nde yüksek lisansa başlıyor. Lara Ritm ve Kırmızı Kalem’deki drama ve tiyatro çalışmalarının ardından, 2015 yılında kurduğu Yersiz Yurtsuz Tiyatro’nun çatısı altında da kendi yazdığı oyunların yönetmenliğini de yapan Doğan’ın hayatı tiyatro diyebiliriz. Kendilerine ait bir tiyatro salonları olmadığı için adlarını özellikle ‘Yersiz Yurtsuz’ olarak seçtiklerini belirten Doğan, kendisinin yazdığı yeni oyunları ‘Şeylerin Sonu’yla da, Octopus Kitap Kafe’nin sahnesinde tiyatroseverlerle buluşmaya hazırlandıklarını belirtti.
“Majörün sesi o kadar baskın ki, minörün sesini duyurmak istiyoruz”
Antalya Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nda 2014 yılında üstlendiği dramaturg görevinden bu yıl ayrıldığını, böylelikle kendi tiyatrosu Yersiz Yurtsuz’a daha çok zaman ayırdığını söyleyen Doğan, açıldıkları ilk yıl sahneledikleri “Şipşak” oyunun ardından ‘Şeylerin Sonu’nun dördüncü oyun olduğunu belirterek “Kısıtlı imkanlarla ayakta kalmaya çalışıyoruz. Bu şartlar altında dört yılda dört orijinal oyun sahneye koymamızı tiyatromuzun başarısı olarak değerlendiriyorum. Bizim yaptığımız tarz küçük mekanlarda seyirciyle yüzyüze tiyatro yapmak 80’li yıllarda Avrupa’da çok yaygındı. Bizde de 2000’li yılların başına denk geliyor. Şimdi ise İstanbul’da pek çok tiyatro, oyunlarını bu şekilde sahneliyor” dedi. Antalya’da arka arkaya dört yıl oyun çıkaran başka özel tiyatro olmadığını kaydeden Doğan; “Yersiz Yurtsuz adına bir de şunu söyleyebilirim. Hiç yapılmamışı yapıyoruz demiyorum ancak merkezin dışında, alternatif şeyler söylüyoruz. Hissiyatlar ve bunların anlatım biçimiyle farklılaşıyoruz. Bilinen ve tanınanları kullanmadan, daha muhalif bir yerden, anlatılmayanları anlatmayı deniyoruz. Görünmeyeni göstermeye çalışıyoruz. Majörün sesi o kadar baskın ki minörün sesini duyurmak istiyoruz” dedi.