Soldan sağa; Gamze Yönlü, Tayfun Yönlü, Oğuz Kaan Birhekimoğlu, ibrahim Odabaşı, Ali Hordacı, Sevilay Gök Akyıldız.[/caption]
Sizleri tanıyabilir miyiz?
Gamze Yönlü: Klasik kemençe sanatçısıyım. Van doğumluyum. İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Temel Bölümler mezunuyum. Okul yıllarında Ahmet Kadri Rizeli ve İhsan Özgen ile çalıştım. Halen Dr. Cavit Ünver Ortaokulu’nda müzik öğretmeni olarak çalışıyorum. Sevilay Gök Akyıldız: Bağlama sanatçısıyım. Adana’da doğdum. Adana’da çocuk yaşta bağlamayla tanıştım. Konya Selçuk Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Bölümünden mezun oldum. Aynı üniversitede yine müzik alanında yüksek lisans ve doktora eğitimimi tamamladım. 2010 yılında Antalya Devlet Konservatuarı Geleneksel Türk Müziği Bölümünde öğretim görevlisi olarak göreve başladım. Halen Antalya Devlet Konservatuarında doktor öğretim üyesi olarak görevime devam ediyorum. Aynı zamanda konservatuarın müdür yardımcılığı ve Geleneksel Türk Müziği Bölüm başkanlığını yürütüyorum. Bu yıl TRT Türkü için “Genç Türkü” adlı sazlı-sözlü bir program yaptım. Ayrıca türkü tarzında beste çalışmalarımı da sürdürüyorum. Topluluğun daimi üyesi olmamakla birlikte ilk konserde türküler icra edileceği için konuk sanatçı olarak gruba katıldım. Ali Hordacı: Kanun sanatçısıyım. Antalya’da doğdum. Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü mezunuyum. Bankacıyım. Musiki geleneği olan bir aileden geliyorum. Müzikle hobi olarak ilgileniyorum. Kanun sazına ilkokul beşinci sınıfta başladım. O yıllardan beri ara vermeden kanun sazı ile ilgileniyorum. ABB İsmail Baha Sürelsan Konservatuarı’nın da aralarında bulunduğu pek çok profesyonel ve amatör toplulukla müzik yaptım. İbrahim Odabaşı: Tanbur sanatçısıyım. Sivas’ta doğdum. Cumhuriyet Üniversitesi resim bölümü mezunuyum. Mezun olduğum Cumhuriyet Üniversitesi’nde Sosyal Bilimler Enstitüsü Müzik Ana Bilim Dalı’nda yüksek lisans eğitimimi tamamladım. Müziğe üniversitedeyken başladım. Üniversite yıllarımda Ankara’da neyzen Celalettin Biçer ve Prof. Dr. Nihat Boydaş’tan nazariyat ve ney dersleri aldım. Birkaç yıl sonra da tamburla tanıştım. Dedemin Radyosu’nda tambur çalıyorum. Yaklaşık 4 yıldır Antalya’dayım. Antalya’da Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi ve Sanatları Bölümü Türk Dini Musikisi Anabilim Dalı’nda öğretim görevlisi olarak çalışıyorum. Buradaki müzik eğitimi derslerini sürdürüyorum. Aynı zamanda da İlahiyat Fakültesi Din Musikisi Ana Bilim Dalı’nda doktoraya çalışmam devam ediyor. Oğuz Kaan Birhekimoğlu:. Ney sanatçısıyım. Ankara doğumluyum. Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’nden mezun oldum. Yaklaşık 18 yıl TRT Ankara Radyo’sunda ney sanatçısı olarak görev yaptım. Emekli olduktan sonra Antalya’ya yerleştim. Antalya Devlet Konservatuarında ney, Tük Müziği Form Bilgisi, Divan Edebiyatı ve Tasavvuf Müziği dersleri vermeye devam ediyorum. Tayfun Yönlü: Topluluğun solistiyim ve aynı zamanda kudüm vuruyorum. İzmir doğumluyum. Ali sınıf arkadaşım. Ben de Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat lisans ve yüksek lisans mezunuyum. Son 12 yılı TRT’de olmak üzere 25 yıldır radyocuyum. Halen TRT Antalya Radyosunda yapımcı ve sunucu olarak görev yapıyorum. Türk musikisi alanında neredeyse hiç akademik eğitim almadım ancak 1994 yılından beri bu müzikle ilgileniyorum. Amatör korolarda çalıştım. ABB İsmail Baha Sürelsan Belediye Konservatuarı’nda korist, şef ve repertuar hocası olarak görev yaptım.- Dedemin Radyosu ekibi nasıl bir araya geldi? Kuruluş hikayenizi anlatır mısınız?
Grubun adı internetten bulundu.
- Gamze Hanım grubun isminin hikayesini de sizden dinleyelim mi?
“Repertuarımızı oluştururken reyting kaygısı taşımıyoruz.”
- O zaman size sorayım Tayfun Bey, repertuarı oluştururken nasıl yaklaşıyorsunuz? Öyle eserler seçelim ki gençler de dinleyebilsin diyor musunuz mesela?
“Müzisyenin önce kendine sonra da topluma karşı görevi var.”
- Kurulduğunuzdan bu yana neler yaptınız? Nasıl tepkiler aldınız?
“Antalya’da Tük Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği’ne ilgi var.”
- Ülkemizin ve kentimizin müzikle ilişkisini nasıl buluyorsunuz?
“Bizim yaptığımız müziği, eski müzik olarak değil, bu kültürün temel yapısını oluşturan unsurlar olarak nitelendiriyorum.”
Oğuz Kaan Birhekimoğlu: Bu konuyu Türkiye ölçeğinde de değerlendirmekte fayda var. Türkiye’nin sosyo-kültürel, politik, ekonomik yapısı da her şeye yansıdığı gibi şehrimize de yansıyor. Müziğe, kültüre, yaşama bakış bunların hepsi müziği etkileyen ana unsurlardan bazıları. Yaş, kültür altyapısı çok önemli. Beğeniler, yaş ilerledikçe daha sadeleşiyor. Sadeleştikçe de Türk müziğinin içinde barındırmış olduğu duygusallığa yönelik yapısını anlama, anlamlandırma gibi birtakım çabalar ortaya çıkıyor ki yüksek yaş grubundaki insanlar bu beğenilerle yavaş yavaş hayatı okumaya başlıyor. Dolayısıyla, belki şu söylenebilir ilerleyen sosyolojik gelişmelere paralel olarak insanlar eskiyle bağlantı kurmak istiyorlar. Eskiyle kurmuş oldukları bağlantı bu müzik eski diye değil, geçmiş yıllarda annelerinin, babalarının, dedelerinin dayılarının, halalarının, bibilerinin hepsinin ortaklaşa oluşturduğu kültür olmasından. Bu türkülerden, şarkılardan hepsinin ortak olarak hatırladığı bazı anılar var, Bu anıların musiki yoluyla yeniden ifade edilmesi onlara bir başka derinlik kazandırıyor ki Türk Halk Müziğimiz ve Türk Sanat Müziğimiz de bu derinliği kavramamız açısından hepimize çok önemli döneler sağlıyor. Dünyada, müzik alanındaki gelişmelerin paralelinde müziği anlamlandırmamızda da son zamanlarda farklı yelpazeler açılıyor. Dünyada sadece Türk müziği yok. İnsanın, kültürün ve kültürlerin müziği var. Bu müziği anlamlandırırken bir Amerikalının, bir Avrupalının etnomüzikolojik olarak bu konulara bakışında, hepsinin yaşam tarzını, müzik kültürünü bulmak mümkün olabilir. Dolayısıyla yaptığımız müziği, eski müzik olarak değil, bu kültürün temel yapısını oluşturan unsurlar olarak nitelendiriyorum.“Konserlerimizde de gençleri bir şekilde bu müziklerle de tanıştırıyor olduğumuzu gördük”
İbrahim Odabaşı: Yaptığımız müzik popüler, herkese hitap eden bir müzik değil. Dolayısıyla alıcısı çok az. Alıcı olan kesim de çok ayrıcalıklı insanlar değil. Böyle düşünürsek yanlış olur. Biz grupla çalışmaya başladıktan sonra şunu gördük ki bizi dinlemeye gelen insanlar arasında genç insanlar da var. Repertuarımızda geleneksel Türk müziğinin yanında Halk Müziği de icra ettik. Sevilay’ın TRT Radyo’da çok kıymetli bir çalışması var ‘Genç Türkü’ diye. Yani bizim yaptığımız müziğe bakarak sadece yaşlılara hitap ediyormuşuz gibi bir algıya da kapılmamak lazım. Konserlerimizde de gençleri bir şekilde bu müziklerle de tanıştırıyor olduğumuzu gördük. O bağlantıyı kuruyoruz. Antalya bu anlamda güzel de bir imkan sunuyor bize.“Dedemin Radyosu olarak biraz da kendi müziğimizi öne çıkarmaya çalışarak bir misyon üstleniyoruz.”
Sevilay Gök Akyıldız: Türk Sanat Müziğini ve Türk Hak Müziğini anlamak belli bir düzeyde algıyı ve bilgi birikimini ortaya koyuyor. Dinlemeyen ve dolayısıyla müziği bilmeyenler anlayamıyorlar. Türk Halk Müziği halk edebiyatından, Türk Sanat Müziği de divan edebiyatından besleniyor. Yani bir kişi şiiri anlamalı, aruzu bilmeli çünkü makamı, eserleri anlaması gerekiyor ki ne olduğunu bilsin. Dolayısıyla dinleyeninin az olması çok normal. Gençlerden Türk Sanat Müziğini tam anlamıyla anlamasını da bekleyemeyiz. Türk Halk Müziği biraz daha dilimize yakın daha anlaşılır bulunuyor. Yapmış olduğum programda da şunu gördüm: Pek çok genç bizim programımızda ilk defa Türkü söyledi. Farklı bir müzikle uğraşıp da ilk kez türkü söyleyen de oldu. Bu vesileyle Batı müziğiyle ilgilenen pek çok insanın da Türk müziğine ne kadar yabancı olduğunu gördüm. Dedemin Radyosu olarak biraz da kendi müziğimizi öne çıkarmaya çalışarak bir misyon üstleniyoruz.- Yukarıda, ‘herkes kendi yaptığı müziği biliyor’ dediniz. Bunu nasıl aşabiliriz? Ülkemizdeki müzik eğitimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Müzik öğretilmez, öğretilebilir bir şey değil diyorsunuz peki çocuk müzikle ilgili o arka plan bilgisini nereden alacak?
- Eğitimle beğenilerimizi farklılaştıramaz mıyız?
- O zaman şöyle sorayım, bir grubunuz var ve müzik yapıyorsunuz? Burada ihtiyacınız olan iyi enstrüman çalan bir dinleyici mi, müzik beğenisi olan bir dinleyici mi?
“Konserleri popüler olmak için yapmıyoruz.”
- Ali Bey size de ayrıca sormak istiyorum çünkü siz müzik eğitimi olmayan grup üyelerindensiniz? Müzik beğenisi nasıl kazanılıyor?
- Bir aralar sosyal medyada Doğa’da Çal etkinlikleri çok ses getirdi. Dedemin Radyosu Antalya’nın tanıtımı için böyle bir çalışma yapar mı?
- Şimdiye kadar nerelerde konser verdiniz?