1 Nisan 1933 yılında, Atatürk’ün sağlığında kurulan, 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün ziyaret ettiği ve büyük önem verdiği Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (BATEM), bugün bünyesindeki başta narenciye türleri olmak üzere nar, pikan cevizi, avokado, yenidünya koleksiyonları, araştırma istasyonlarında yürüttüğü bilimsel çalışmalardan, geleneksel yöntemlerle yaptığı meyve kabuğu reçeli üretimine kadar Antalya ve ülkemiz tarımı için en önemli ve stratejik kurumların başında geliyor.
Geçmişte şehrin dışındayken, bugün kentin merkezinde kalan BATEM, Antalya’nın akciğeri konumunda.
T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’ne bağlı BATEM Müdürü Dr. Abdullah Ünlü ile birlikte 204 dönümlük dev bahçeyi adım adım dolaştık, aklımızdan geçen her şeyi sorduk ve samimi yanıtlar aldık.
[caption id="attachment_17422" align="aligncenter" width="481"]
KOLEKSİYON BAHÇESİ - BATEM içindeki Koleksiyon Bahçesi’nde 1938 yılında turunç ağacı üzerine aşılanan portakal ağacı hala meyve veriyor. Burası çok önemli. Neden önemli. Meyve ağaçları tohum gibi hayvansal spermler gibi depolarda saklanmaz. Meyve ağaçlarının genetik kaynakları yerinde doğasında saklanır. Diyelim ki ülkemizde narenciye üretimi sıkıntıya girdiği biz geriye dönük bu bahçeden alıp üretebiliriz. Burası genetik mirasımız o yüzden gözümüz gibi bakıyoruz. Görüldüğü gibi çiçeği meyvesi üzerinde çok sağlıklı yapıdalar.[/caption]
1938 yılında dikilen portakal ağaçlarının bulunduğu koleksiyon bahçesinden, merhum iş insanı Vehbi Koç’un Antalya’ya her gelişinde uğrayıp kahve içtiği eve, avokado serasından fotoğraf ödüllü turunç yoluna, üretim tesislerinden, ünlü sinema sanatçıların el izlerinin bulunduğu Altın Portakal anı bölümüne keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.
Tarım Bakanlığı’na bağlı BATEM, geliştirdiği yeni meyve, tarla, sebze ve süs bitkisi türlerini özel sektörün hizmetine sunuyor. Önemli bir bilgi; dileyen her vatandaşa da sebze-meyve yetiştiriciliği konularında destek veriliyor. Dev bir kurum olduğuna bakıp gözünüz korkmasın… Bir o kadar da alçak gönüllü ve mütevazi bir kurum. Köyde, evinizin önünde küçük-büyük bir bahçeniz var, “hangi sebzeyi nasıl ekeyim, hangi ağacı nasıl dikeyim?” diye kara kara düşünüyorsanız, BATEM’in kapısını çalıp tavsiyeler alabilirsiniz.
BATEM EMİN ELLERDE…
Abdullah Bey’e önce Antalya kamuoyunda çok konuşulan “BATEM Bahçesi’nin geleceği”yle ilgili endişeleri sorduk. “BATEM satılacak mı? Yok mu olacak?”
Dr. Abdullah Ünlü böyle bir şeyin söz konusu olmadığını, tartışılan alanın BATEM’in yanındaki 60 dönümlük Vakıf arazisi olduğunu anlattı. Halen içinde çok sayıda narenciye ağacının da bulunduğu alanı, BATEM’e dahil edip ülke tarımına katkı sağlayacak çalışmalar yapmak istediklerini söyledi. Bu alanın Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce bir iş insanına aylık 1 milyon liradan kiralandığını belirten Ünlü, “Bizim hedefimiz ve hayalimiz bu alanda narenciyenin yanı sıra, tropik meyve üretimiyle ilgili, ülkemiz tarımına yeni ürünler kazandıracak çalışmalar yapmak.” dedi.
Endişeniz olmasın Antalya’nın akciğerleri, mücevherimiz BATEM Bahçesi emin ellerde.
VEHBİ KOÇ’UN KEYİF KAHVESİ İÇTİĞİ YER!
BATEM bahçesinde gezerken, Abdullah Bey’den ülkemizin en önemli sanayicilerinden Koç Grubu’nun kurucusu Vehbi Koç’un Antalya’da en sevdiği yerlerden birinin BATEM bahçesi olduğunu öğrendik. Vehbi Koç, Antalya’ya her geldiğinde, ikametgahından çıkıp sık sık BATEM’e uğrarmış. Söyleşi sırasında Vehbi Koç’un gezerken, dinlenip kahve içtiği eski evi görme fırsatımız oldu. Geçmişte misafir araştırmacılar için kullanılan iki katlı ev bugün bakımsızlıktan harabeye dönmüş durumda. Aslında iyi bir restorasyonla Antalya ve ülkemiz için çok özel bir yer olabilir. Koç Grubu’nun şimdiye kadar bu alanla ilgili bir çalışma yapmamış olması ilginç. Biz buradan hatırlatmış olalım; BATEM’in en güzel yerindeki bu yapının ayağa kaldırılması hem Koç Grubu’nun kurucu isminin hatıralarının yaşatılması, hem de böyle bir mirasın gelecek kuşaklara aktarılması ve kent belleğine katkı adına güzel bir hizmet olacaktır.
Söyleşimiz sırasında bizi yalnız bırakmayan ve yardımcı olan BATEM Eğitim ve Yayın Sorumlusu Doç. Dr. Köksal Aydinşakir ve Gıda Pilot Üretim Tesisi Sorumlusu Gıda Yüksek Mühendisi Gamze Köklü başta olmak üzere, tüm enstitü çalışanlarına sonsuz teşekkür ederiz.
[caption id="attachment_17423" align="aligncenter" width="541"]
BATEM Müdürü Dr. Abdullah Ünlü.[/caption]
- Antalya ve Batı Akdeniz bölgesi başta olmak üzere ülkemiz için tarımsal araştırma enstitülerinin başında gelen Batı Akdeniz Araştırma Enstitüsü (BATEM)’den kısaca söz eder misiz?
BATEM’in şöyle bir özelliği var. Geliştirmiş olduğumuz çeşitleri “kavanoz çeşit” olarak saklamıyoruz. Bakanlığın bize verdiği yetkiye dayanarak ihale usulüyle özel sektöre devrediyoruz. Özel sektör üretimi yapıyor ve yapmış olduğu üretimden döner sermayemize kar payı veriyor. Bu kar payıyla biz de yeni AR_GE çalışmaları yapıyoruz.
ANTALYA’DA KURAKLIĞA DAYANIKLI BİR BUĞDAY ÇEŞİDİ GELİŞTİRDİK
Tarla Bitkileri konusunda da ciddi çalışmalarımız var. Bundan birkaç yıl önce Antalya Ticaret Borsası ile başlattığımız “Antalya Buğdayını Arıyor” projesinin sonucunda Koç 2015 diye Antalya’nın sahil koşulunda yetişebilen kısmen kuraklığa toleranslı bir buğday çeşidi geliştirdik. Geliştirdiğimiz buğday çeşidini iki üç yıl Antalya’nın farklı bölgelerinde denedik. Çalışmalarımızın sonunda geliştirdiğimiz çeşidi üç yıl önce Adana bölgesinde faaliyet gösteren bir firmaya sattık. Koç 2015 bugün; Adana bölgesi ve İran, Irak, Suriye’ye satılmaya başlandı.
BATEM’de ‘33’lü yıllarda kurulduktan sonra büyükbaş hayvancılık, tavukçuluk gibi farklı farklı araştırma enstitülerinde çalışmalar yapıldığını görüyoruz. Fakat zamanla iklim değişikliği nedeniyle yaklaşık yirmi yıl önce bu birimleri kapattık. Çünkü aşırı sıcaklıklarda hayvan ıslahı konusunda çalışmalar yapmak zorlaşmıştı.
BİLMEYENLER SADECE REÇEL SATILAN BİR YER OLDUĞUMUZU DÜŞÜNÜYOR
BATEM’i bilen çok iyi biliyor. Bilmeyen de buranın sadece reçel üretim tesisi olan ve reçel satan bir yer olduğunu düşünüyor. Enstitümüz yukarıda da özetlediğim gibi meyve, sebze, tarla bitkileri, süs bitkileri, son yıllarda tıbbi-aromatik bitkiler bölümüz olmak üzere bitkisel üretimde çok kapsamlı çalışan, geçmişinden gelen çeşitlerin yanı sıra son yıllarda geliştirip sektöre kazandırdığı Likya Kaya, Koç 2015’in yanı sıra farklı farklı narenciye çeşitleriyle birlikte üzerinde çalıştığımız kahveyi de geliştirip sektöre kazandırmayı hedefliyor.
ALOVERALI TURUNÇ VE BERGAMOT KOLONYASI
Ayrıca Gıda Teknolojileri Pilot Üretim Merkezimizde de bugün Antalya’ya mal olmuş Turunçgil kabuk reçellerinin yanı sıra pek çok reçel üretimi yapıyoruz. İlk kez 1960 yılında bir FAO projesi ile üretimine başlanan turunçgil kabuk reçellerinin yanında zamanla patlıcan, karpuz kabuğu gibi farklı reçelleri de üretip tüketiciyle buluşturduk. Ayrıca tesisimizde meyve suları, meyve kuruları - nar çekirdeği, kamkat, kan portakalı cipsi- aromatik yağlar - portakal, turunç, lavanta- üretiyoruz. En son geliştirdiğimiz ürünümüz de Aloveralı Turunç ve Bergamot Kolonyası.
MEYVE-SEBZE ZARARLILARINA KARŞI FAYDALI BÖCEK ÜRETİLİYOR
Kısaca BATEM olarak temel amacımız; piyasayla rekabet etmek değil, AR-GE çalışmalarımızın çıktılarını bu işin ticaretini yapacak sektör paydaşları için örnek doneler oluşturmak. Bununla birlikte yapmış olduğumuz AR-GE çalışmalarının sonuçlarını yayınlıyoruz. Kamu-özel sektör işbirliği projelerimiz var. Zaman zaman da özellikle sektörden firmaların ihtiyaçlarına göre de AR-GE çalışmaları yapıyoruz. Sektörle birebir temas halindeyiz. Zaman zaman bizim geliştirdiğimiz çeşitlerin talep edilmesi halinde “yarı yol materyali” dediğimiz bu çalışmaları da isteyenlere kendileri kullanmak üzere belirli bir ücret karşılığı satıyoruz. Bazen de çeşitleri devletin bize izin verdiği ihale yöntemi ile tamamen devrediyoruz. İhale sonucunda beş on yıllığına satmış olduğumuz ürünleri sürenin sonunda firma devam etmek isterse süreyi uzatıyoruz, istemez ise tekrar ihale açarak başka bir üreticiye satışını yapıyoruz. Alan firmalar he satışından belli bir miktarda döner sermayemize ödeme yapıyor. Döner sermayemizle kendi kendimize yeten bir kurumuz.
Sektöre; bitkisel ürünler ve faydalı böceklerle birlikte yaklaşık 100’e yakın ürün satıyoruz. Faydalı böcekler meyve-sebze zararlılarına karşı geliştirilen böcekler. Bunlar ‘60’lı yıllarda ülkemize getirilmiş ve enstitümüz o yıllardan beri üretimini yapıyor. Özellikle Tarım Orman İl - İlçe Müdürlüğümüz aracılığıyla narenciye üretimi yapan üreticilere kalıntısız ürün üretmeleri anlamında bu faydalı böcekleri satarak biyolojik mücadelelerine katkı sunuyoruz. Faydalı böcekleri kullanan üretici de bizden aldığı faturayla yüzde 50’sini Tarım ve Orman Bakanlığımızdan hibe olarak geri alıyor. Bugün Antalya’da üretilen faydalı böcekleri; Antalya’dan Hatay ve İzmir’e kadar tüm narenciye üreticilerine 2-2,5 milyon adet satıyoruz.
PANDEMİ DE GÖRDÜK TARIM OLMAZSA, AÇ ALIRIZ
İklim değişikliğiyle birlikte yeni zararlılarla da karşılaşıyoruz. Son yıllarda Karadeniz Bölgesindeki fındık alanlarında görülen “Kahverengi kokarca böceği (Halyomorpha halys)” adındaki zararlı böcek yavaş yavaş Ege ve Akdeniz bölgesine gelmeye başladı. Onun da faydalısı var. Bir enstitümüz yurt dışından getirtti. Biz de BATEM’de bu zararlı için yeni bir faydalı böcek üretmeye başladık. Biyolojik mücadele olmazsa olmaz, bu alanda da BATEM’in misyonu büyük. Pandemi de gördük tarım olmazsa, gıda olmazsa gıda güvenliği olmazsa aç alırız.
KAHVE YEMEN’DEN DEĞİL BATEM’DEN GELECEK
Enstitümüz kurulduğunda getirilip ancak üzerinde adaptasyon çalışmaları yapılmamış olan “kahve” üzerinde son üç dört yıldır çalışıyoruz. Birkaç yıl içinde adaptasyon çalışmalarını tamamladığımız kahvenin de lansmanını yaparak: “Kahve Yemen’den Değil BATEM’den Gelecek” diyoruz. Çünkü kahvenin Gazipaşa-Alanya bölgesinde çok yoğun bir şekilde olmasa da tek tek üretimi yapılıyor. Ancak dünyayı etkisini altına alan iklim değişikliğinden kaynaklanan su sıkıntısını biz de yaşıyoruz. Antalya eskiden Mart-Nisan aylarında hep yağışlı geçerdi. Son yıllara hep sıcak geçiyor. Bu değişim nedeniyle bir alternatif yaratabilmek amacıyla kahveyi de yeniden çalışmaya başladık. Kahvenin adaptasyonunda da başarılı olabilirsek tıpkı Finike Portakalı gibi kahveyi de bir Antalya markası haline dönüştüreceğiz.
[caption id="attachment_17426" align="aligncenter" width="398"]
1991 yılında Altın Portakal'da "Soğuktu Ve Yağmur Çiseliyordu" filmindeki rolüyle En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazanan ünlü oyuncu Ekrem Bora'nın el izini BATEM bahçesinde görebilirsiniz.[/caption]
ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ’NİN BAŞLAMA NOKTASI
Bir dönem Antalya Film Festivali’nin korteji buradan başlıyormuş ve sonrasında tüm Antalya’yı geziyorlarmış. Bahçeye çıktığımızda göreceksiniz o dönem açılışa katılan sanatçılar, bahçedeki bir alanda hazırlanan beton zemine hatıra olsun diye el izlerini basmışlar. Bu yıl festival ekibiyle görüşüp Antalya Altın Portakal Film Festivalinin kortejinin Narenciyenin bu noktasından başlatılmasını teklif etmeyi düşünüyoruz.
ANTALYA’DA NARENCİYE AĞACI SAYISI AZALIYOR MU?
- Zaman zaman narenciye bahçelerindeki ağaçların kesildiğini duyuyoruz. Antalya’da narenciye ağaçları azalıyor mu?
- BATEM ne kadarlık bir üretim yapıyor?
BATEM içindeki turunç yolu.[/caption]
- Narenciye şu ana kentin nefes aldığı özel bir alan, isteyen kentliler Narenciyenin bu keyifli yolundan yürüyebilir mi?
- BATEM’in dükkanında satışa sunduğunuz tohumları isteyen herkes alabiliyor mu?
SERGİ EVİ VE MÜZE - BATEM içindeki eski bir Antalya evini Antalya Valiliğimiz aracılığıyla yeniden restore ederek Sergi Evine dönüştürdük. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün 15.10.1943’te BATEM’i ziyaretinde duygularını kaleme aldığı anı defteri sergileniyor. İlk gelen narenciye fidanın belgesi, ekipmanlar, laboratuvar gereçleri, eski kitaplar yer alıyor.[/caption]
İLKÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNE TARIMSAL EĞİTİM
Öte yandan devlet ve özel okul ayırmaksızın yıl içinde ilköğretim çağındaki çocuklarımızı enstitümüzde ağırlıyoruz. Onlara meyve-sebzenin topraktan tabağa geliş süreçleri hakkında ücretsiz eğitim atölyeleri yapıyoruz. Geçtiğimiz Orman Haftasında saksıda fidan dikimi yaptık.
[caption id="attachment_17430" align="aligncenter" width="523"]
ANNE REÇELİ - Evde annelerimizin yaptığı reçeller nasılsa, BATEM’in yaptığı reçeller de geleneksel yöntemle birebir aynı. Yılda ortalama 30 bin kavanoz reçel üretiliyor. Bunun 15-20 bin kavanozu turunçgil. Diğerleri; balkabağı, karpuz kabuğu, patlıcan.[/caption]
KADIN KOOPERATİFLERİNE DESTEK
BATEM Demircikara yerleşkesinde bulunan Gıda Pilot Üretim Tesisinde (Reçelhane) sadece reçel üretimi yapmıyoruz. Bu alanda üretim yapmayı planlayan girişimcilerle de bilgi paylaşım yapıyoruz. Bir süre önce Antalya’da faaliyet gösteren on yedi kadın kooperatifinin temsilcilerine gıda mühendislerimiz reçel üretim süreçlerimiz hakkında bilgi verdiler. Girişimci kadınlarımız böylece üretim süreçlerimizin her aşamasını yerinde gözlemleme imkanını buldular.
[caption id="attachment_17434" align="aligncenter" width="572"]
Söyleşi sırasında meşhur Turunç Yolu'nda yürümek büyük keyifti.[/caption]
[caption id="attachment_17431" align="aligncenter" width="613"]
VEHBİ KOÇ’UN TURUNÇ YOLU - Antalya için çok değerli. 2016’da ATSO Fotoğraf yarışmasında ödül alan bir yol. Turun ağaçlarıyla çevrili yaklaşık 500 metrelik yolun sonunda eski bir yapı var. Koç Grubu’nun kurucusu merhum iş insanı Vehbi Koç, 1950’lerden itibaren vefat edinceye kadar Antalya’ya tatile her gelişinde, sabahları mutlaka turunç yolunda yürür, enstitü çalışanları ve yöneticileri ile sohbet edermiş. Koç, narenciye ağaçları arasında yürüdükten sonra, yolun sonundaki binanın hemen önünde oturup kahve içmekten büyük keyif alırmış. Günümüzde bakımsız halde olan binanın restore edilerek, enstitüye ve kente kazandırılması hedefleniyor.[/caption]
[caption id="attachment_17441" align="aligncenter" width="567"]
Merhum iş insanı Vehbi Koç, Antalya'ya geldiğinde BATEM yöneticileri ve çalışanları ile narenciye ağaçları arasında dolaşmaktan büyük keyif alır ve sık sık ziyaret edermiş.[/caption]
[caption id="attachment_17432" align="aligncenter" width="588"]
BATEM içinde araştırma yapmak amacıyla kurulmuş Avokado Serası.[/caption]
[caption id="attachment_17433" align="aligncenter" width="564"]
BATEM, 1960 yılından beri turunçgil kabuk reçelleri ile patlıcan, karpuz kabuğu gibi farklı reçelleri de üretip tüketiciyle buluşturuyor. Son olarak nar çekirdeği, kamkat, kan portakalı cipsi- aromatik yağlar - portakal, turunç, lavanta- üretiliyor. En son geliştirilen ürün ise Aloveralı Turunç ve Bergamot Kolonyası.[/caption]